
ABD’de Mack Trucks fabrikasında çalışan ve Birleşik Otomotiv İşçileri (UAW) sendikasının başkanlığına aday gösterilen sosyalist otomotiv işçisi Will Lehman, Raymond L. Jensen adlı bir sendika bürokratı tarafından sosyal medyada ölümle tehdit edildi.
“Sendikal bürokrasiyi lağvet, yetkiyi tabana devret” sloganıyla aday olarak ABD’de ve uluslararası ölçekte işçi sınıfının tabandan gelişen hareketinin sesi olan Lehman’a yönelik bu tehdidi şiddetle kınıyor, kendisiyle dayanışmamızı bir kez daha ilan ediyoruz. Taban Komitelerinin Uluslararası İşçi İttifakı’nın (TK-Uİİ) 21 Temmuz 2026’da yaptığı Lehman’ı savunma açıklamasının sonundaki çağrıyı yineleyerek, “bütün sol ve ilerici örgütleri de bu tehdidi koşulsuz kınamaya” çağırıyoruz.
Sosyalist Eşitlik Partisi – Dördüncü Enternasyonal
21 Temmuz 2026
***
UAW yöneticisi Raymond L. Jensen beni ölümle tehdit etti: İşçiler bu yıldırma girişimine karşı çıkmalıdır!
Will Lehman, UAW Başkanlığı için taban adayı
19 Temmuz 2026
Birleşik Otomotiv İşçileri (UAW) sendikası aygıtının üst düzey bir yetkilisi ve UAW Başkanı Shawn Fain’in destekçisi, bana yönelik bir ölüm tehdidi yayımladı.
16 Temmuz’da, yakın zamana kadar UAW 9. Bölge’nin —benim de bağlı olduğum bölge— yardımcı direktörü olan Raymond L. Jensen Jr., Fain hakkındaki federal cezai soruşturmaya ilişkin kampanya açıklamama dair bir habere doğrudan yanıt olarak, herkese açık Facebook sayfamda bir yorum paylaştı. Jensen’in yorumu, beni iple bağlanmış ve ağzım kapatılmış, ağzımdan kan akarken, maskeli bir adamın sırtıma otomatik bir tüfek doğrulttuğu halde tasvir eden, yapay zekâ ürünü bir görseldi.

Sendikanın Çalışma Bakanlığına sunduğu LM-2 beyanına göre, Jensen’in 2025’teki toplam geliri yaklaşık 202.000 dolardı [aylık yaklaşık 16,8 bin dolar]; bu, ödedikleri aidatlarla onun maaşını karşılayan işçilerin birçoğunun gelirinin beş katıdır. Facebook profilinde göze çarpan biçimde “Shawn Fain’i Destekliyorum” kampanya rozeti yer almaktadır; sayfası ise Fain’in yeniden seçilmesini destekleyen açıklamalar ve Jensen’in, üyelerin aidatlarıyla karşılanan, sendikanın kuzey Michigan’daki tatil ve konferans merkezi Black Lake’te çekilmiş fotoğraflarıyla doludur.
Bu tehdide yanıt olarak avukatım Eric Lee, UAW’yi denetlemek üzere mahkemece atanan denetçinin hukuk müşaviri Glen McGorty’ye bir mektup göndererek derhal bir soruşturma açılmasını, Jensen’in ücretsiz açığa alınmasını, tehdidin UAW tarafından kamuoyu önünde reddedilmesini ve meselenin Çalışma Bakanlığına ve federal organlara sevk edilmesini talep etti. Mektubun tamamını burada yayımladım.
Mektupta şöyle deniyor: “Başkanın yeniden seçilme kampanyasıyla kamuoyu önünde özdeşleşmiş, yüksek maaşlı bir görevli, muhalefetin adayını ağzı tıkanmış, kanlar içinde ve silah zoru altında gösteren bir görsel paylaştığında, UAW üyelerine iletilen mesaj gayet açıktır: Will Lehman’a yönelik aşırı şiddet teşvik edilmektedir ve sendika yönetimi bunu onaylamaktadır.”
Görseli, kampanya sayfamda görmüş olan iş arkadaşlarım bana gösterdiler. Mektubun da belirttiği gibi: “Jensen’in provokatif görselini başka kaç UAW üyesinin —yüzlercesinin, hatta binlercesinin— çoktan görmüş olduğunu bilmemizin hiçbir yolu yok.”
Bu tehdit, federal ve hukuki bir meseledir. Çalışma-Yönetim İlişkilerini Raporlama ve Açıklama Yasası (LMRDA), sendika üyelerine adaylar ve sendika işleri hakkında görüşlerini ifade etme hakkını güvence altına alır; Yasa’nın 530. Bölümü ise, bir sendika üyesini bu hakları kullanırken yıldırmak amacıyla güç ya da şiddet kullanmayı veya bununla tehdit etmeyi federal bir suç sayar.
Jensen görseli, Fain hakkında Adalet Bakanlığının yürüttüğü soruşturmaya ilişkin açıklamama yanıt olarak paylaştı; bu soruşturma kapsamında bir federal tahkikat heyeti toplandı ve UAW denetçisine celp gönderildi. Mektubun belirttiği gibi, denetçilik makamı, Fain’in ve kemikleşmiş UAW yönetiminin, zehirli bir misilleme ortamı yarattığını ve bizzat Fain’in muhaliflerinin “gırtlaklarını kesmekle” tehdit ettiğini tespit etmiştir.
Daha önce gözlemcinin bürosuna taciz ve müdahale şikâyetlerinde bulunmuştum; bunlar 23 Temmuz’da yapılması planlanan bir toplantının konusu. Mektupta bu şikâyetler için şöyle deniyor: “Bunlar ciddi biçimde soruşturulmadı. Bu eylemsizlikten UAW yönetimi, Bay Lehman’ı cezasız biçimde tehdit edebileceği sonucunu çıkardı. Bay Jensen’in de belli ki bu güveni paylaştığı görülüyor.”
Mektup, Birleşik Maden İşçileri (UMW) sendikası bürokrasisinin 1969’da muhalif başkan adayı Jock Yablonski’ye karşı yürüttüğü kampanyaya atıfta bulunuyor:
Yıldırma kampanyası, Yablonski’nin, eşinin ve kızının, UMW Başkanı Tony Boyle’un emriyle yataklarında öldürülmesiyle son buldu; suikast sendika fonlarıyla finanse edilmişti. Sendika seçimlerine yönelik federal denetiminin neden var olduğunu ortaya koyan, her şeyden önce, işte bu suçtu. Sizin makamınız da bu federal denetim yetkisiyle faaliyet göstermektedir.
Yablonski, ayrıcalıkları kömür işletmecileriyle işbirliği yapan yozlaşmış bir çarka meydan okuduğu için öldürülmüştü. Bu cinayetler, sendika yönetiminin bilinçli olarak beslediği ve muhaliflerin düşman olarak damgalandığı bir atmosferde işlenmişti. Avukatım mektubunda şu uyarıda bulunuyor: “Bay Fain ve UAW yönetimi böyle bir eylem tasarlamıyor olsa bile, Bay Jensen’in Bay Lehman’ın sayfasında paylaştığı görselin içerdiği mesaj apaçıktır ve başkaları tarafından da okunmaktadır.”
Gözlemciye sunulan talepler şunları içeriyor: olayda “UAW yönetiminin bilgisi, teşviki ya da göz yumması” olup olmadığını kapsayan eksiksiz bir soruşturma; tehdidin kamuoyu önünde reddedilmesi ve UAW’den, tüm üyelere dağıtılacak resmi bir özür; Jensen’in derhal ücretsiz açığa alınması; meselenin Çalışma Bakanlığının Çalışma-Yönetim Standartları Bürosu’na (OLMS) ve federal organlara sevk edilmesi ve sendikanın 2026 seçiminin geri kalanının tehditlerden uzak biçimde yürütülmesini sağlayacak somut önlemler.
Mektup şöyle sonlanıyor: “Gözlemcinin bu olaya vereceği yanıt —Bay Lehman, UAW üyeleri ve Dayanışma Evi [genel merkez] tarafından— Uzlaşma Kararı’nın sağladığı güvencelerin gerçek olup olmadığının bir ölçütü olacaktır.”
Şiddet imgelerine başvurulması, tüm UAW aygıtının krizinin bir göstergesidir. Shawn Fain’in “reformist” yönetiminin, üyelerin yalnızca yüzde altısının oyunu aldığı bir seçimle işbaşına getirilmesinden üç yıl sonra, aygıt; en tepede federal bir cezai soruşturmayla, başlıca hizipleri arasında açık bir savaşla ve —en önemlisi— aşağıdan yükselen bir isyanla karşı karşıya bulunuyor.
Tehditlere boyun eğmeyeceğim ve kampanyam durmayacak. Ama bu tehdit yalnızca bana yönelik değildir. Bu, UAW genelinde gelişmekte olan bütün taban muhalefetine yönelik bir gözdağıdır. Bağlanmış ve ağzı tıkanmış bir adayın görseli, üyelere bir ders vermeyi amaçlamaktadır: Aygıta karşı çıkanların başına gelecek olan budur. Bu nitelikte bir tehdit, yüksek maaşlı bir yetkili tarafından, sendikanın en yüksek makamına aday olan birine karşı açıkça yapılabiliyorsa, o zaman kendi şubesinde bürokrasiye meydan okuyan hiçbir işçi güvende değildir.
İşte bu yüzden bu, yalnızca benim kavgam olarak görülemez ve işte bu yüzden tepkinin bizzat tabandan gelmesi gerekir. Tüm işçileri bu yıldırma girişimine karşı çıkmaya çağırıyorum: Her UAW üyesinin tehdit olmaksızın kampanya yürütme ve konuşma hakkını savunun, sorumluların soruşturulmasını ve görevden alınmasını talep edin ve bu açıklamayı her fabrikada ve işyerinde dağıtın.
En önemlisi, işçileri, bu kampanyanın ilerlettiği mücadeleyi sahiplenmeye çağırıyorum. Bu, her fabrikada, aygıttan bağımsız taban komiteleri inşa etme ve yetkiyi tabana devretme mücadelesidir. Aygıt gözdağı veriyor; çünkü sizden korkuyor. Yanıtımız geri çekilmek değil, örgütlenmek olmalıdır.